yansımalar, yanılsamalar, gölgeler, suretler...

Edebiyat

Ahfâ

Birlikte tüketiniz;   Seni ilk dizlerinin üstünde görüşüm İbadet sırasında değil Tanrıya çaresizlik ve öfke karşısındaydı Bundandır ki aram pek iyi değil Kadere ve yaşanılmayan zamana karşı Dizlerinin üstündeydi Şuana kadar tanıdığım en güçlü kadın, Annem.   Ağlayışların arasında bir çığlık patladı Yağan yağmurun orta...

Karın Gurultusu

Birlikte tüketiniz; Ahvaliye sormuşlar; - Nasılsınız, ey ahvali? -Vallahi bilmeyiz nasıl olduğumuzu. - Neden? Hayrola neyiniz vardır? - Ankara, buraya artık uğramaz. (Bir iki yaşlı; atar derisini, doğrulur kalkar gençlik günlerine.) - Nedendir amca? - Gelse, halimiz iyi olur. - Neden iyi...

eksik, kesik

Birlikte tüketiniz; eksildim ben artık, mutfak tezgahında bir somun ekmeğe harakiri. bir kara sineğin avazı şuramda duran. şurada bir balık ağına gerilmiş hiçlik rahibi nasıl da iki kılçık, bir deri. yan yana dizdiğim bu üç beş cümleden sorumlu değil...

Anneciğim

Anneciğim bırak, Müstakil bir direniş bu. Bak, ceset kokusu üstüm başım. Sen bilmezsin böyle ölü kokmayı, Buram buram. Yaşamla ölüm arasında akrobasi şampiyonusun, evet. Evet birinci geldin tüm yine de yarışlarında, Yine de yaşa, yine de gül, yine de sev. Ama sen...

Yakışan Yakarış

Hatırlıyor musun? Sana “Kula en çok yakışan yakarıştır,” demiştim. Evin tüm odaları rutubet, kış ayazı. Kaskatı kesilmişti bedenim. Donarak ölmek, yalnızca Titanic’ten trajik bir sahne. Babam da kaskatı ve buz gibiydi musallada yanına kıvrıldığımda. Dikenleri batmadı o gün...

Son Yazılar

POPÜLER KATEGORİLER