yansımalar, yanılsamalar, gölgeler, suretler...

Yakışan Yakarış

-

Hatırlıyor musun?
Sana “Kula en çok yakışan yakarıştır,” demiştim.
Evin tüm odaları rutubet, kış ayazı. Kaskatı kesilmişti bedenim. Donarak ölmek, yalnızca Titanic’ten trajik bir sahne.
Babam da kaskatı ve buz gibiydi musallada yanına kıvrıldığımda.
Dikenleri batmadı o gün babamın,
Senin son kez dikeninin batmadığı o gece.
Önce babamı yıkadığımız camiyi yıktılar,
Sonra sen beslemedin artık sokağın başındaki kediyi.
Faiz amcayı beyninden vurmuştun.
İlk babam öldü, beni en az sarsan cinayet bu oldu.
Biliyorum, bu ölüm keder sayılmazdı senin için de,
Anlattıklarım yüzünden.
Gerçi sokağın başındaki kediden haz ettiğini söylerdin her fırsatta,
Ve benden.
Yakarış,
Hep çekilen acılardan ve şaraplardan konuşurduk.
Biraz da sulamayı unutacağımız çiçekler ekelim kedilerin mezarına.
O gece pitoresk bir imandır tahayyülümde.
Bu kadar üzüldüğümüz yeter, biraz da kekik toplayalım.
Zaten İsa’dan sonra doğan herkes bir celladın oğlu.
Seninle insan bile öldürmüştük merdiven altıı bir klinikte.
Karşıma geçip suflör olmadanbirçokk tirat bile atmıştın.
Bu tiratlardan ben, bakkal Aslan Amca, terzi Faiz Bey,neredenn geldiğini bilmediğim yan komşu Bayan Servantes ve Nazım nasibimize düşeni almıştık.
Sen bağırarak anlatıyordun ama ben kulağıma fısıldıyorsun gibi onları; kulağıma küpe,
Hayatıma doktrin olarak katıyordum.
Sonra benim gösterdiğim yerlerden vurdun.
Beni.
Sonra karantinaya yalnız girdim, sonra annem öldü, sonra sen kendini öldürdün.
Eve dönüp dalga geçtiğin dvd koleksiyonumdan elime ilk geçeni taktım.
Zannımca daydream nation’ dı.
Yakışan yakarış.
Sen şimdi intiharımın yoldaşısın.
Boynu aslanın ağzında bir karaca.
Zaman, artık sadece dönen çarklar arasında işliyor.
Benden ayrı, kopuk, bağımsız.
Sevişlerimi arguvan yapraklarına sardım.
Sapını Ferhad’ın göğsüne saplar gibi.
Ah zamandan bağımsız yağan çiğ,
Beni arguvan kokusundan, zamandan mahrum bırakan.
Ah benim simurg ağzındaki ekmeğim,
Medusa’nın gözleri.
Ve baldıran.
“Ne kadar yabani ot var.”
Lycurgus katli de müntehir.
Thanatos’un ve her iktidarın.
Şimdi sana diyorum ki sen doğduğun gün birçok mucizeye gebe kalmıştın zaten.
Senin doğduğun geceye ay gerekmez,
Senin yıkandığın nehrin akması gerekmez,
Sen gülmesen hiçbir anne gebe kalmaz mutluluklara.
Bana yakışan yakarış.

Yazan: Olcay Gür
İllüstrasyon: https://www.instagram.com/abdulzelih/

Paylaş

Son Yazılar

POPÜLER KATEGORİLER

Önceki İçerikAmedeo Modigliani
Sonraki İçerikAnneciğim

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here